TR EN
blog_page
AĞIN GERÇEKLİĞİ VE TOPLUMUN GERÇEK BEKLENTİSİ

Yeni bir durumun veya gelişmenin kişiler ve toplumlar üzerindeki etkisi, bireyin onu yorumlama yeteneği/kapasitesi ile yakından ilişkilidir. Kitle iletişim araçlarıyla ivmelenen, sosyal medya ile doruk noktasına ulaşan bilginin dolaşım hızı, çoğu zaman bireylerin/toplumların …

Andasis Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.

2022-08-29T12:02:21

Yeni bir durumun veya gelişmenin kişiler ve toplumlar üzerindeki etkisi, bireyin onu yorumlama yeteneği/kapasitesi ile yakından ilişkilidir. Kitle iletişim araçlarıyla ivmelenen, sosyal medya ile doruk noktasına ulaşan bilginin dolaşım hızı, çoğu zaman bireylerin/toplumların onu yeterince işleyebilmesine olanak tanımayacak kadar yüksek hale geldi.Bu noktada güncel örneklerde de gördüğümüz üzere bilginin silikleşmesi, formunun, içeriğinin deforme olması gibi sonuçlara şahit oluyoruz.

Bilgi kaynağının güvenilirliğinin sorgulanamaması, bireylerin kendi bakış açılarına göre bilgiyi yorumlaması ve daha birçok nedenle özellikle sosyal medyada hızla yayılan bilgiler, gerçekliğin dahi farklı algılanmasına neden olabiliyor. Gerçeğin göreceli hale gelmesi herkes için bir sorundur. Gerçek, olduğundan daha farklı bir forma girdiğinde toplumsal yansımaları var olmayan bir gerçeklik üzerine şekillenecektir. Yaklaşık yedi sekiz yıldır sıkça duyduğumuz ve son derece popüler hale gelen ‘Post-Truth’ kavramı, bu durumu açıklamak üzere ortaya atılmıştır.

Kavram, ‘var olanın’ belirli fikir, düşünce ve politikalar doğrultusunda kurgulanabildiğini işaret etmesi bakımından çok önemli. Çünkü bugün her birimizin parçası olduğu devasa ağ, barındırdığı fırsatlar kadar tehditleri de beraberinde getiriyor. Bireyler, şirketler, toplumlar ve hatta uluslar gerçekliğin silikleştiği ya da kurgulandığı noktada sayısız sorunla yüzleşmek zorunda kalabiliyor.

Sosyolojinin teknolojik formasyonu

İşin teknolojik altyapı kısmında da tıpkı görünen kısmında olduğu gibi manipülasyona çok açık noktalar var. İletişim, çoğumuzun aşina olduğu üzere en temel düzeyde kaynak, alıcı, mesaj, kanal ve geribildirim üzerine kuruludur. İster kişilerarası iletişimde isterse bir şirketin kendi bilgisayar ağındaki işleyiş bu kavramlar üzerinden gelişir ve sürdürülür. Bu zincir içerisinde, özellikle verinin çok kritik değer taşıdığı ağlar içerisinde meydana gelebilecek her dış müdahale, ekonomik, stratejik, kurumsal ve sosyal yansımalara neden olur. Kimi zaman geri dönülmez sonuçlar açığa çıkabilir.

Savunma, finans, sağlık, lojistik, otomotiv ve benzeri sektörlerde verinin manipülasyonu ya da ağa yapılan kötü amaçlı müdahaleler, sayısız bileşenden oluşan sistemin güvenliğini, sürdürülebilirliğini riske atabilir. Dahası insan yaşamına kadar uzayabilecek sonuçlar açığa çıkabilir. Yazımızın girişinde, gerçekliğin toplum nezdindeki deformasyonunun olası yansımaları üzerinde fikir yürüttük. Ki içinde bulunduğumuz dünyada örneklerini, belki de fark ettiğimizden çok daha fazla sıklıkla yaşıyoruz.

Yerelden evrensele güvenlik

İletişimin olduğu her noktada durum aynıdır. İster bir telefon konuşması, ister ağda haberleşen bilgisayarlar, isterse devasa finansal ağ yapıları olsun hepsi doğru, gerçek mesaja muhtaçtır. Gerçeklik ortadan kalktığı noktada devam eden iletişim hedeflenen neticeleri veremeyeceği gibi yıkıcı durumlar yaşanabilir. Bu açılardan ağı ve ağ altyapısını, birlikte hareket eden kitlelere benzetmek yanlış olmayacaktır. Doğru gibi algılanan yanlışlar er geç her noktada zarara neden olur. Gelişmiş ülkelerin kritik ağ yapılarında kendi teknolojilerini kullanmaya yönelmesi de söz konusu zararların önüne geçebilmek için oluşturulan stratejilerin bir parçasıdır. Kendi kaynaklarımızla inşa ettiğimiz teknolojik altyapılar ve cihazlar, dış müdahaleleri zorlaştırırken, bilgi güvenliğinin sağlanmasında önemli rol oynar.

Bir muhabere ortamında haberleşen iki askeri birimin uyumlu, güvenilir ve gerçek verilerle iletişim sağlaması şarttır. Ancak bu haberleşme, müdahaleye açık yapılar ve cihazlar üzerinden sağlandığında yukarıda çokça değindiğimiz manipülasyona karşı da korumasız hale gelirler. Son yıllarda özellikle savunma sanayinde yerlileşme çalışmalarına odaklanılması, söz konusu durumun asgari seviyeye çekilmesini hedefliyor ve önemli mesafe kat edilmiş durumda. Andasis olarak geliştirdiğimiz cihaz ve yazılımlarla sürecin destekçisi olmaya ve uluslararası ölçekte yüksek teknolojili ürünleri sektörlerimizin hizmetine sunmaya gayret gösteriyoruz. Çünkü biliyoruz ki gerçek ve doğru verilerle beslenen her yapı sürdürülebilirliğini garanti altına alır, hedeflenen sonuçlara ulaşmak mümkün hale gelir.